Yazar Yeşim Armutak Öğrencilerimizle Buluştu

Okulumuzun geleneksel hale getirdiği imza ve söyleşi günlerinin bu kez konuğu, Çocuk ve Gençlik Edebiyatı’nın roman yazarı Yeşim Armutak idi.
“İşlevsel Okur-Yazarlık” projesi kapsamında gerçekleştirilen “Söyleşi ve İmza Günü”, 16 Haziran 2009, Salı günü, ilköğretim okulu konferans salonunda yapıldı. 4. 5. 6. ve 7. sınıf öğrencilerimizin katıldığı söyleşide; “Hayaletli Gölün Çocukları” adlı kitap üzerinde söyleşi yapan Yeşim ARMUTAK ayrıca öğrencilerimizin merak ettiği birçok konuda onları aydınlattı. Kitap yazmak isteyen öğrencilerimize de yol gösterici bilgiler verdi.
Yazar Yeşim Armutak, okul bahçesinde kurulan kitap standında, kitaplarını imzaladı ve bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.





45.KÜTÜPHANELER HAFTASI

“45.Kütüphaneler Haftası Etkinlikleri” kapsamında okul kütüphanemizden en çok ödünç kitap alan ve kütüphanemizden en çok yararlanan öğrencilerimize, 27 Mart 2009 tarihinde ilçe halk kütüphanesi’nin düzenlemiş olduğu kitap fuarından kitap hediye edildi. Aynı zamanda daha önce okulumuzda söyleşiye katılan Yazar Ulviye ALPAY ile sohbet etme imkânı bulan öğrencilerimiz, yazarın yeni çıkan kitaplarını da imzalatma fırsatını buldular.

2008–2009 ÖĞRETİM YILI (EYLÜL2008-MART 2009)
İSTATİSTİKLERİNE GÖRE KÜTÜPHANEDEN
EN ÇOK ÖDÜNÇ KİTAP ALAN ÖĞRENCİLER:

2A DOĞA YAZICI
5B EGE ALTINDAŞ
5A İLKE YAZGAN

2008–2009 ÖĞRETİM YILI (EYLÜL2008-MART 2009)
İSTATİSTİKLERİNE GÖRE KÜTÜPHANEDEN
EN ÇOK YARARLANAN ÖĞRENCİLER:

7A ELİF DAMLA KOCAADAM
7A EKİN TORLAKOĞLU
7A MELİS SÖNMEZ
7C ECE KOPAN
7A GİZEM AKIN
7C MURATHAN BİÇER
7C MERVE DEMİRCAN
7C MELİS TEMEL
7C ELVAN KIRMA
7B HİLAL BALCI





YAZAR BİLGİN ADALI ÖĞRENCİLERİMİZLE BULUŞTU

Okulumuzun geleneksel hale getirdiği imza ve söyleşi günlerinin bu kez konuğu, Çocuk ve Gençlik Edebiyatı’nın öykü yazarı Bilgin ADALI’ydı.
“İşlevsel Okur-Yazarlık” projesi kapsamında gerçekleştirilen “Söyleşi ve İmza Günü”, 23 Mart 2009, Pazartesi günü, İlköğretim Kütüphanesi’nde, iki oturum şeklinde yapıldı. 10.00–11.30 saatleri arasında yapılan ilk oturumda, 4. sınıf öğrencilerimizin okumuş olduğu “Zaman Bisikleti” adlı kitap üzerinde söyleşi yapan Bilgin ADALI, ikinci oturumda (13.00-14.00) 3.sınıf öğrencilerimize “Havşan Öyküleri” adlı bir sunum yaptı.
Öğrencilerin merak ettiği birçok konuda onları aydınlatan Bilgin ADALI, kitap yazmak isteyen öğrencilere de yol gösterici bilgiler verdi.
Öğrencilerin kitap okuma ve eleştirme yeteneğini çok beğenen
Bilgin ADALI, kitaplarını küçük okur severleri için imzaladı ve bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.






TÜYAP Kitap Fuarı 27'inci kez kapılarını kitapseverlere açtı. ‘1968: 40 Yıl Önce, 40 Yıl Sonra’ temalı fuarda 282 kültür etkinliğinde 750 yazar okurlarıyla bir araya gelecek


TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından düzenlenen, 27. TÜYAP Kitap Fuarı dün Kültür Bakanı Ertuğrul Günay tarafından açıldı. Bu yılki teması ‘1968: 40 Yıl Önce, 40 Yıl Sonra’ olarak belirlenen TÜYAP Kitap Fuarı’nın açılış töreni TÜYAP Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu’nun konuşmasıyla başladı. Kavukçuoğlu, fuarın bu sene Cumhuriyet’in kuruluşunun 85. yılına denk geldiğini, ancak içinde özgürlüğü ve demokrasiyi barındırmayan bir cumhuriyetin cumhuriyet sayılamayacağını belirtti. Kavukçuoğlu, Cumhuriyet’in 100. yılında, internete erişimin mahkeme kararlarıyla engellenmesi, sokakta gazete satan gençlerin işkencede öldürülmesi gibi olayların yaşanmayacağını umduğunu söyledi.

Tarık Ali de konukKavukçuoğlu, bugünün gençlerinin 1968’in gençlerinden öğrenecek çok şeyi olduğunu da belirtti ve Fuar’a çeşitli ülkelerden, aralarında 1968’in tanıklarından Tarık Ali ve Mark Kurlansky’nin de bulunduğu 17 yabancı konuk geldiğini vurguladı.

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Çetin Tüzüner ise konuşmasında, yayıncıların, bir ülkenin entelektüel sermayesini kitlelere ulaştırma işini üstlendiğini belirtti. Ancak her geçen gün kitapçı dükkanlarının kapandığını, yayıncı ve dağıtımcı ilişkilerinin bozulduğunu, protestolu senetlerin arttığını belirten Tüzüner, ülke yayıncılığının sorunları arasında korsan yayıncılık, ifade ve düşünce özgürlüğü meselelerini saydı ve 1951 tarihli Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun da yeni bir kanunla değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Onur sanatçısı Mehmet Aksoy TÜYAP Kitap Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan da “Fuarı ilk günden beri izleyen biri olarak Fuar alanındaki her santimetrekare artışı beni mutlu eder” dedi. Günlük dertler arasında insanların yeni çıkan kitapları izleyecek fırsat bulamadığını söyleyen Hızlan, Fuar’ın ise okurlara geniş bir seçim yapma özgürlüğü sunduğunu belirtti.

Fuarın bu seneki Onur Sanatçısı heykeltraş Mehmet Aksoy da laflardan çok taşlarla uğraşmaya alışık bir insan olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, sanatçılar için takdir edilmenin önemli bir duygu olduğunu, ancak Türkiye’nin hâlâ heykel kültürü açısından geri bir ülke olduğunu vurguladı.


‘Okuya okuya yazar oldum’
Fuarın bu seneki Onur Yazarı olan öykü yazarı Füruzan ise, “Çok küçükten beri okumayı çok severim. Okurken de aslen yazar olmak maksadıyla okumadım, fakat okuya okuya sonunda yazar oldum” dedi. Füruzan, konusu 1968 olan Fuar’ın Onur Yazarı olmaktan dolayı iki kere onur duyduğunu belirtti.

Törenin son konuşmasını yapan Bakan Günay, Fuar’ın önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı hale gelmesi, Frankfurt Kitap Fuarı gibi uluslararası bir etkinliğe dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet’in demokrasi ve çoğulculuk olmadan mümkün olmadığını sözlerini ekleyen Günay, bu açıdan Türkiye’nin çok yol alması gerektiğini belirtti. ‘68 kuşağının üyesiyim’Füruzan’ın yazdığı kuşağa ait olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Günay, “Ben de ’68 kuşağının üyelerinden biriydim. O yıl İstanbul Hukuk Fakültesi’nde 3. sınıf öğrencisiydim ve öğrenci temsilcisi seçilmiştim” dedi. Bakan, Türkiye’de o yıllarda tutucu bir iktidara karşı değişimci bir muhalefet olduğunu; bugünse iktidarın önünden giden bir muhalefetten bahsetmenin mümkün olmadığını söyledi. Günay, Türkiye’nin yeni ve özgürlükçü bir Anayasa’nın yanı sıra yeni bir Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na da ihtiyacı olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından bakan ve diğer konuklar Fuar’daki stantları gezdi. İletişim Yayınları, Yapı Kredi Yayınları, Varlık Yayınları gibi stantları dolaşan bakana, Doğan Hızlan, Kırmızı Yayınevi’nden çıkan “Çalıntı Kitap Deposu” adlı kitabını imzalayarak hediye etti.1982’de başladığında 500 metrekarelik bir alana yayılan fuar, bu yıl yaklaşık 50 bin metrekareye ulaştı. 9 Kasım’a kadar sürecek Fuar boyunca 550 yayınevi ve STK stant açacak, 282 kültür etkinliğinde 750 yazar okurlarıyla buluşacak.





Hüsnü Dağlarca vefat etti.
Ünlü şair Fazıl Hüsnü Dağlarca İstanbul'da hayatını kaybetti. Bir süredir Marmara Üniversitesi Hastanesi'ndeki tedavi gören dağlarca 94 yaşındaydı.

Dağlarca'nın 2008 Şubatı’nda çekilen son görüntülerinde anılarını anlatmış, ziyaretçilerle çektirdiği toplu fotoğrafın ardından hatıra defterini imzalamıştı.
26 Ağustos 1914 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Dağlarca, ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan’da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana’daki ortaokullardan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladı.
1935 yılında piyade subayı olarak doğu ve orta Anadolu’nun, Trakya’nın pek çok yerini dolaşan Dağlarca, ordudaki hizmeti 15 yılı doldurunca ön yüzbaşı rütbesiyle 1950’de askerlikten ayrıldı.
1952-1960 yılları arasında iş müfettişi olarak İstanbul’da çalışan Dağlarca, buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray’da kitabevini açtı ve yayımcılığa başladı.
4 yıl "Türkçe" isimli aylık dergiyi çıkaran ve ilk yazısı 1927’de Yeni Adana Gazetesi’nde yayımlanan bir hikaye olan Dağlarca, İstanbul Dergisi’nde 1933’te çıkan "Yavaşlayan Ömür" adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı.
Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri yayımlanan Dağlarca, 1967’de ABD’deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından "En iyi Türk Şairi" seçildi.

Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, son yolculuğuna uğurlandı
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın cenazesi Kadıköy Süreyya Operası'nda düzenlenen törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Gazeteci-yazar Doğan Hızlan da şairin 1970 yılı öncesi 4 yıl süreyle çıkardığı "Türkçe" adlı dergide, Yazı İşleri Müdürlüğü yaptığını hatırlatarak, "Şiirin perisi varsa o da herhalde Dağlarca’ya göründü. Şiirin sorumluluğu nedir? Dağlarca bunu çok iyi taşımış bir şairdir. Sadece Türkiye değil, tüm dünyayı algılamıştır" diye konuştu. Şair Özdemir İnce de 1987 yılında Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya Türkiye’nin AB’ye girmek istemesi konusundaki görüşlerinin sorulduğunu anımsatarak, şairin "Önce kültürel sorunların çözülmesi lazım, ama biz tersine gidiyoruz. İşçileri Avrupa ülkelerine eğiterek göndermemiz lazımken, eğitimi onlardan alıyoruz" dediğini bildirdi. Dağlarca’nın dünya şiirinin önüne geçmiş bir şair olduğunu ifade eden İnce, "Dağlarca, şiir ormanının en heybetli ağaçlarından biridir. Soylu bir ağaçtır" dedi.
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de Dağlarca’nın vasiyeti üzerine evini müze olarak hizmete açacaklarını söyledi. Vasiyeti üzerine müzeye "Dağlarca’nın Gökyüzü" adını vereceklerini kaydeden Öztürk, "Biz bu evi onun gökyüzü olarak düzenleyeceğiz. Bu evi, gençlerin onu anlamaları ve onun yolunda yürümeleri için tanzim edeceğiz. Onun, ’Cumhuriyet’e ve Türk Dili’ne sahip çıkın’ nasihatini yerine getireceğiz" diye konuştu.
Törene, Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ablası Tiraje Yüreğir’in oğlu Yalçın Yüreğir, kardeşi Müfide Çankaya’nın kızı İzi Müftüoğlu ile çocukları ve çok sayıda seveni katlıdı. Törenin ardından Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Türk bayrağına sarılı naaşı, Söğütlüçeşme Camisi’ne getirildi. Camide öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Dağlarca’nın naaşı, bir süre eller üzerinde taşınarak cenaze arabasına konuldu. Dağlarca’nın cenazesi, camiden alkışlarla uğurlandı. Dağlarca’nın cenazesi daha sonra Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Frankfurt Kitap Fuarı
Türkiye'nin "Bütün Renkleriyle Türkiye" sloganıyla onur konuğu olarak katıldığı ve dünya kamuoyunun gözlerini Türkiye'ye çevirecek '2008 Frankfurt Kitap Fuarı' Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Orhan Pamuk'un konuşmalarıyla resmi olarak açıldı.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın Yunus Emre Oratoryosu’nu ilk kez Almanca olarak seslendirdiği geleneksel açılış galası, bu yıl da resmi açılışın ardından eski Frankfurt Opera (Alte Oper) binasında yapıldı.
Kapılarını kitapseverlere 15 Ekim’de açacak fuar için “Onur Konuğu Türkiye Projesi”ni yürütmek üzere kurulan ‘Onur Konuğu Türkiye Ulusal Yürütme Komitesi’, fuar esnasında Türkiye’den 300 yazarın yanı sıra, ülkemizin sanat, müzik, tiyatro ve sinemasını da uluslararası beğeniye sunacak. Türkiye, Frankfurt Kitap Fuarı’nda bu çerçevede belirlenen ve 100 yayıncı, 350 yazar ve çevirmen, 320 sanatçıdan oluşan 1000 kişilik bir heyetle ve 10 telif ajansı temsilcisi, 100 kişilik resmi heyet ile medya mensubu, kuratör, moderatör ve sinema yapımcılarından oluşan 120 kişilik toplulukla temsil ediliyor. Türkiye’ye ayrılan toplam 4 bin metrekarelik alanda ise 100 yayınevi temsil edilecek. 19 Ekim’de gerçekleştirilecek konuk ülke devir teslim töreninde yazar Gülten Akın bir konuşma yaparak konuk ülke statüsünü Çin Halk Cumhuriyeti’ne devredecek.
Yaklaşık 250 etkinliği kapsayan onur konuğu sunumunun ana çizgisi ‘ülke edebiyatı’ ve ‘yayıncılık dünyası’. Frankfurt kentindeki etkinlikler ise sadece fuar alanıyla sınırlı değil; kentten 40’a yakın kuruluş kent içi etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Fuar alanında gerçekleştirilecek onur konuğu sunumunun odak noktasındaki ‘Kazanılmış Katmanlar’ sergisinde Türkiye´deki farklı kültürlerin yazınsal gelenekleri tarihsel perspektif içerisinde sunuluyor ve edebi çeşitlilik tarihsel bağlamda yansıtılıyor.
Sunumunun ikinci ayağı ise ‘Türkiye Ulusal Standı’. Türkiye’den 100’e yakın yayınevinin ülkedeki kitap kültürünü fuar ziyaretçilerine tanıtacakları ulusal standda kurulacak platform, okuma programları ve panellere de sahne olacak.
Fuar alanında özel bir rol Türkiye’nin edebi programına ait; yüzlerce yazar ve çevirmen Türk edebiyatının renkliliğini tüm dünyadan okurlara sunacak. Pek çok panel ile tartışılacak Türk edebiyatının önemli adları Yaşar Kemal, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Orhan Pamuk ve Mehmet Uzun´un yapıtları düzenlenecek panellerde tartışılacak. Fuar süresince Türkiye’nin edebiyatı Frankfurt kentini de renklendirecek. Frankfurt Edebiyat Evi’nin yanı sıra Frankfurt tren istasyonundaki Edebiyat Durağı ve “Die Käs” Kabaresi Feridun Zaimoilu, Elif Şafak, Mehmet Murat Somer ve Alper Canigüz gibi yazarları ağırlayacak.
Frankfurt Kitap Fuarı onur konuğu, kentte çok yönlü bir müzik ve sahne sanatları programı hayata geçiriyor. Bu akşamki açılış konserinde Alte Oper (Eski Opera) Yunus Emre Orotaryosu´nu, 17 Ekim akşamı Mousonturm halk müziği sanatçısı Aynur´u, 16 Ekim akşamı Jazzkeller Ayşe Tütüncü Üçlüsü´nü, 17 ve 18 Ekim akşamları Gallus Tiyatrosu Nazlı Erayda´nın Sevim Burak´tan uyarladığı “Ya Seni Rüyasında Bir Daha Hiç Görmezse” adlı müzikal gösteriyi ağırlayacak. Tüm şehri renklendiren kapsamlı sergi programının başlıca etkinliği olan “Made in Turkey Sergisi” kentin çeşitli noktalarında 18 Eylül – 15 Kasım tarihleri arasında görülebilecek. Bunun yanı sıra Atilla Durak´ın “Ebru: Kültürel Çeşitlilik Üzerine Yansımalar” adlı fotoğraf sergisi, Türkiye´de kültürel içiçe geçmişliği görsel kılıyor. Sergi 26 Eylül – 4 Kasım 2008 tarihleri arasında Frankdurt Katedral Evi´nde (Haus am Dom) gezilebilecek.
GELENEKSEL PAFİN BULUŞMASININ 4. SÜ GERÇEKLEŞTİ

Geleneksel olarak düzenlediğimiz kitap günleri etkinliğinde, Türkiye’nin ilk gezici kitabevi “DENİZ PAPAĞANI PAFİN” 7,8,9 Mayıs 2008 tarihlerinde dördüncü kez öğrencilerimizle buluştu.
Deniz Papağanı Pafin’i ziyaret eden öğrencilerimiz; okul öncesi kitaplardan, genç kitaplara kadar geniş bir yelpazede farklı yayınevlerine ait boyama kitapları, romanlar, öykü kitapları, masal kitapları, bilimsel kitaplardan oluşan çok sayıda seçeneği bir arada görerek istedikleri kitapları seçmenin mutluluğunu yaşadılar.